DESTANLAŞAN BİR TARİHTİR ÇANAKKALE

      Dünyada eşi benzeri olmayan bir savaştır Çanakkale. Vatan, millet sevgisidir, metrekareye düşen 6.000 kurşundur, Seyit Onbaşıdır, Vatan savunmasıdır Çanakkale. 250.000 şehitle destanlaşan tarihimizdir Çanakkale.

         Öyle savaşlar vardır ki; vatan ve millet için önemi sözcüklerle anlatılamaz. Bunlardan birtanesi de milli birlik duygularının kabardığı Çanakkale Zaferidir.

Çanakkale Zaferinin özü Vatan, Millet, Din ve Bayrak sevgisidir.

Bir Türk askerinin, vurulan bir Düşman askerinin yarasını sararak dünyaya insanlık dersi verdiği eşi olmayan bir savaştır Çanakkale.

Dünyada savaş esnasında ölü toplama molasının verildiği tek savaştır Çanakkale.

Savaşın büyüklüğünü anlamak için asker mektuplarına baktığımızda; bir mektup hatırlarız hemen. Yozgat’ın Sorgun kazasının Karayakup köyünden cepheye gelen Murat , bölükteki tıbbiye öğrencilerinden Şükrü’ye bir mektup yazdırır : 
“Anacığım kardeşlerimi askere gönderirken saçına kına yakma sakın. Zabit efendi bana sordu, cevap veremedim.Kardeşlerim de cevap veremeyip mahcup olmasınlar.” 
Bir müddet sonra Murat’ın anasından mektubun cevabı gelir: 
“Ey oğlum, gözümün nuru Murat’ım! Zabit efendiye selam söyle... Biz kurbanlık koçları kınalar öyle kurban ederiz. Sen dört kardeşin arasında kurbansın. Sen İsmail’sin(as). Sen orada şehit olacaksın inşallah. Kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa, ben de onun için kınalayıp gönderdim seni.” 
Ve mektup Çanakkale’de Murat’a ulaştığında, Murat’ın kınalı başı çoktan Allah'ına kurban gitmiştir bile...
Bu savaşın en önemli anı Conk Bayırı’nda yaşanmıştır. Tümen komutanı Mustafa Kemal karşı saldırıya geçmek üzere 57. Alay’a şu emri verir.
“Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.
25 Nisan 1915 günü vakit ikindiye yaklaşırken ilk çıkarma kademesi olan tümenin sahile çıkışı da tamamlanmıştır. Ne var ki, 27. alayın  birlikleri ve 57. alayın yaptığı karşı saldırı ile süngü hücumları sonucu Anzak’lar  çok  sayıda  kayıp  vermiş ve sahile çekilmişlerdir.  
Tarih sayfalarımızı karıştırdığımızda yine 57. Alay’ın yemek listesi gelir karşımıza: 15 Haziran 1915’te sabah üzüm hoşafı içilmiş öğlen yemek verilmemi ve akşam buğday çorbası ve ekmekle gün geçirilmiştir. 26 Haziran  1915’te sabah ve öğle yemeği verilmemiş akşam ise sadece üzüm hoşafı ve ekmek verilmiştir. 18 Temmuz 1915’te sabah yenilen üzüm hoşafıyla gün geçirilmiştir.
Çanakkale Savaşları'nda Deniz Savaşları sırasında Seddü'l-bahir açıklarında bulunan düşman gemileri Morto Koyu ile Seddü'l-bahir tepesini sürekli bombardıman altına almışlardı. Türk mukavemeti gittikçe azalıyordu. Kendilerini Allah'ın koruyuculuğuna bırakan Türk birlikleri şehitlik mertebesine ulaşmayı arzu edercesine, kaçmak yerine son gayretleriyle mücadele ediyorlardı.
Bu sırada bir İngiliz gemisinden atılan büyük bir bomba Morto Koyu sırtlarındaki bir topçu birliğimizi toptan imha etti. İçlerinden yalnızca Seyid Onbaşı kurtulmuştu. Onbaşı etrafındaki manzara karşısında duyduğu ızdırap ile dünyada eşine az rastlanacak bir olay gerçekleştirdi.
Duyduğu acı ile normalde üç kişinin zor taşıdığı 257 kiloluk bombayı yerinden tek başına kaldırdı, taşıdı, topun namlusuna sürdü ve ateşledi. Bu mermi gideceği yeri de biliyordu. Queen Elizabeth gemisinin bacasından içeri girdi ve gemi ortadan ikiye ayrılarak battı. Bu olay dini ve milli duyguların en üst düzeye ulaştığı bir olaydır.
Çanakkale Muharebesi Türk Ordusu'nun zafere inanıp, kazanmasına ve ulusun moralinin yükselmesine neden olmuştur. Türk milleti topraklarının bir karışını bile vermeyeceğini, asla esareti kabul etmeyeceğini, milli birlik beraberlik ve vatan sevgisinin, nasıl büyük güçleri ezdiğini dünyaya gösterdi. Kanla, şanla ve şerefle Türk ve dünya tarihine yeni bir gurur sayfası yazıldı.
"ÇANAKKALE GEÇİLMEZ" diyordu.
Dünyada eşi benzeri olmayan bir savaştır Çanakkale. Vatan millet sevgisidir, metrekareye düşen 6.000 kurşundur, Seyit Onbaşıdır, Vatan savunmasıdır Çanakkale. 250.000 şehitle destanlaşan tarihimizdir Çanakkale…